Her doğal helal mi, lütfen dikkat ediniz!
Kadim gıda kültürümüze baktığımızda geleneksel ev ekmeğimiz, ev yoğurdumuz, ev turşumuz vb. gıdalarımız bugün şehirleşme ile market raflarında, alışveriş merkezlerinde diğerlerinin iki katı fiyatları ile yerlerini ev tipi yoğurt, köy ekmeği, köy yumurtasına bırakmıştır.
Yüz yıl önce henüz modernitenin kıskacında bugünkü kadar kalmamış olan tükettiğimiz gıdalarımız, içi katkı maddeleri ile donatılmamış, koruması kendine özgü şartlar içerisinde gerçekleşirken, bugün yerlerini sentetik, doğala özdeş, yapay tatlandırıcılı, renklendiricili olan bir içeriğe bırakmıştır.
Özellikle son 50-100 yıl içinde doğal olmayan, işlenmiş ve katkı maddeleri konulmuş gıdalar, margarin gibi kimyasal yolla katılaştırılmış, ayçiçeği yağı, mısırözü yağı gibi sıcak preslenmiş sıvı yağlar aşırı şekilde kullanılmaya başlanmış; buna karşılık taze sebze, meyve ve tencere yemeklerinin tüketiminde de belirgin bir azalma olmuştur.
Gen yapımız ve buna bağlı vücudumuzda gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar doğal olmayan yiyeceklerin tümü ile başa çıkacak yeteneğe sahip değildir.
Genler ve yiyecekler arasındaki bu uyumsuzluk hâli şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, müzmin yorgunluk, kanser ve osteoporoz (kemik erimesi) gibi son yıllarda müthiş artış gösteren çok sayıda müzmin hastalığa neden olmaktadır.
Bu hastalıklardan korunmak istiyorsak mümkün olduğunca yıllar öncesine benzeyen helal ve tayyib bir beslenme programı uygulamalıyız. Mahallemizin fırıncısından yayılan mis gibi ekmek kokularını, eve götürürken kiloluk ekmeklerin kenarlarından kopartarak yediğimiz ekmeğin lezzetini artık hasret duyguları içerisinde hatırlıyoruz.
Ekmek1957 yıllarında üniversite için geldiğim İstanbul’u hatırladığım zaman aklıma ilk gelen, İstanbul’da ilk defa “francala” ismi verilen bembeyaz ekmeği tanımamdır. O zaman diliminde daha çok Rum, Ermeni, Musevi ve zengin azınlığın ekmeği olarak tüketilen francala, zaman içinde toplumun devşirme…
Hüseyin Kâmi Büyüközer’in Yazısı
0 yorum:
Yorum Gönder